VERGİ
DAİRESİ PERSONELİNE İLETİŞİM ve HALKLA İLİŞKİLER SEMİNERİ
Kahramanmaraş
Vergi Dairesi Başkanlığı yönetici ve diğer personeline verilen seminerde Eğitim
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Niyazi CAN ve Dekan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Gülay
Bedir Halkla ilişkiler ve iletişim konusunu işlediler.

26. Vergi Haftası Etkinlikleri
çerçevesinde Kahramanmaraş Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanlığı
Konferans salonunda gerçekleşen seminere Vergi Dairesi Başkanı Cuma SAĞLAM,
Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı Nuh ATEŞ, Gelir İdaresi Grup
Müdürleri ile çok sayıda vergi dairesi personeli katılmıştır.
Yrd. Doç. Dr Gülay
Bedir konuşmasında iletişimle ilgili özetle şunları ifade etmiştir:
İletişim,
ne söyleyeceğimize, ne zaman söylemenin daha uygun olacağına, nerede söylemenin
doğru olduğuna karar vermek, en iyi nasıl söyleneceğini düşünmek, olayları
basitçe anlatabilmek, akıcı bir dille ve karşımızdaki kişiyle göz kontağı
kurarak konuşabilmek, dikkati yoğunlaştırmak ve verdiğimiz mesajların alınıp
alınmadığını fark edebilmektir.
İletişimde ilk izlenim önemlidir. Bireylerden
biri hazır değilse, iletişim sağlanamaz. İletişimin temel özelliği, anlayarak
kavramaktır. İletişimde sözcükler, eller, gözler, bakış,
duruş gibi öğeler önemli rol oynar.
İletişim Sırasında
Yapılan Hatalar: Emir vermek, tehdit etmek, uyarmak, konuyu saptırmak, isim
takmak, sınamak, öğüt vermek, eleştirmek, yargılamak, nutuk çekmek,
suçlamak, alay etmek gibi
davranışlardır.
Etkili Bir
İletişimin Öncelikleri: Öz güven, saygı ve nezaket, sevgi dili (siz dili),
sevecenlik, empatik davranma, inandırıcılık, anlayış ve hoşgörü, tutarlılık,
erdemlilik, kendisiyle barışıklıktır. Yrd. Doç. Dr Gülay Bedir iletişimde iyi
bir dinleyici olmanın önemine işaret ederek İyi Bir Dinleyicinin Önceliklerini
şu şekilde sıraladı:
İyi bir
dinleyici dikkatini karşısındaki kişiye verir.
Konuşmacıyı sözünü kesmeden dinler.
Göz teması kurar.
Son sözü söylemek için çabalamaz.
Dinlerken vereceği cevabı düşünmez.
Yargılamadan, suçlamadan dinler.
Duygu ve düşüncelerini anlamaya çalışır.
Dinlerken başka bir işle meşgul olmaz.
Konuşmacının sözlerine olduğu kadar sözsüz
mesajlarına da dikkat eder.
Konuşmacının duygu ve düşüncelerini anladığını
gösteren sözlü ifadelerde bulunur.
Prof. Dr. Niyazi
CAN da seminerin ikinci bölümünde halkla ilişkiler ve iletişim ağırlıklı
konuşmasında "halkla ilişkilerin, bir kamu kuruluşunun veya özel bir kuruluşun hizmetlerini
sunduğu, kendi dışındaki kişilerle, her yönden iyi ilişkiler kurabilmesi ve
kişilerin de kuruma/kuruluşa karşı olan düşünce ve davranışlarının olumlu
yönden geliştirilmesi için yapılan/yapılacak her türlü faaliyet olduğunu" ifade
etmiş daha sonra şu hususlara yer vermiştir:
Halkla ilişkiler için öncelikle her kurum ve kuruluşun, kendi durumuna ve
tutumuna çeki düzen vermesi gerekir.
İlişkilerde açıklık ve dürüstlük vazgeçilmez bir unsur olarak
görülmelidir.
Halkla ilişkiler bilgisi herkesin alanına girer. Halkla ilişkiler, sadece
bir kişinin ya da şubenin değil, yardımcı hizmetli ve santral memurlarından en
yüksek yöneticiye kadar tüm işgörenin temel bir sorumluluğudur.
HALKLA
İLİŞKİLERİN ÖNEMİ
Halkla ilişkilerin varoluş nedeni; halkı, başka bir deyimle kamu oyunu,
herhangi bir konuda etkilemek, ele alınan konuda onun desteğini ve güvenini
kazanabilmektir.
Halkla ilişkiler bireylerarası ve kurumla birey arası işletilen, bireysel
ve kurumsal hedeflere ulaşmada vazgeçilmez bir eylemdir. Halkla ilişkilerin yeterliliği ve başarısı
hem kurumları hem de bireyleri mutlu eder. Halkla ilişkileri başarı ile
yürütemeyen, münakaşa eden bir görevli/memur, görevinde başarılı olamayacağı
gibi, böyle bir durumdan sonra dinlenme ve eğlenme saatlerinden de gereği gibi
yararlanamayacaktır. Sürekli tartışan bir eleman neşesiz ve bezgin olacaktır.
Halkla ilişkileri iyi bilmek, memura iş hayatında başarı, özel hayatında da
huzur sağlar.
Halkla ilişkilerde; bir konunun anlaşılmasında, halkın bir yeniliğe, bir
toplumsal değişime uymasında, bir kuruluşu desteklemesinde, yeni bir hareket
biçimine alışmasında, inandırma yöntemi kullanılır.
Halkla yapılan temaslarda, taraflardan birisi olarak memurlar, önce kendilerini anlamalı gerekiyorsa
değişmelidir. Bir memurun yapması gereken şey, daima kendi ilişkilerini ve
tepkilerini kritik etmek ve daha uygun davranmaya çalışmaktır.
En doğrusu sürekli daha İyiye doğru değişmektir.
“Kendimize yapılmasını istemediğiniz bir hareket ya da davranışı,
başkalarına yapmamak”tır.
HALKI
ETKİLEME YOLLARI
Düşündüklerimizi ifade ederken, ‘söylediklerimiz’, ‘söyleyiş
tarzımız’ ve ‘o an yaptıklarımız’ önemlidir. Konuşurken aynı düşünceyi nezaketle
ifade edebileceğimiz gibi, kaba bir şekilde de söyleyebiliriz. Bazen
söylediklerimiz hareketlerimizden de daha etkileyici olabilir.
- Yumuşak ve inandırıcı ses,
vatandaşı teskin eder, kişiye itibar ve değer kazandırır, güven telkin
eder ve işbirliğini kolaylaştırır.
- Kızgın ve sert ses, vatandaşı daha da kızdırır. Anlaşmaya
varma imkanını zorlaştırır.
Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Niyazi CAN seminerde şu hususlara da
yer vererek konuşmasını tamamladı:
Hayatımıza,
işyerimize, ailemize ve vatandaşla ilişkilerimize nitelik ve güzellikler katmak
istiyorsak önce kendimizi sonra karşımızdaki kişiyi iyi tanımalıyız.
Kendimize
yapılmasını istediğimiz davranışı kendimiz de başkasına yapmalıyız. Güzel söz
ve nezaket parasız yapılan ama değeri ölçülemeyen önemli bir insani haslettir.
Bu güzellikleri hayatımızın her anına yansıtmanın çabasını göstermeliyiz.
"İki
günü müsavi olan aldanmıştır". Her gün daha iyiye daha güze doğru değişmek
hayatı daha anlamlı hale getirir. Her gün düşüncelerimize daha güzelini, her
gün davranışlarımıza daha iyisini eklemek şiarımız olmalıdır. Sürekli öğrenme
ve gelişme, sürekli iyi ilişkiler yaşamanın, daha az stresli bir hayata
yürümenin temel bir anahtarıdır.
Vergi dairesi başkanı Cuma Sağlam'ın
konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür konuşması, çiçek takdimi ve kokteylden
sonra seminer sona erdi.
